bozularak

deteriorating (prep.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • kokuşmak — nsz 1) Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokmak, taaffün etmek Çöpler kokuşmuş. 2) mec. Kişi, toplum vb. bozularak özelliğini yitirmek, tefessüh etmek 3) hlk. Koklaşmak Öpüşürken, kokuşurken çıkageldi kocası... M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağdırmak — i 1) Ağmasına sebep olmak 2) Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek Mekanizmanın ipi ya şu yana ya bu yana ağdıracak. A. Ağaoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cılk — sf. 1) Bozularak kokmuş (yumurta) 2) Cıvık Çok çamurlu, cılk yollarda çoğu kadın olan köylüler, toplanmış bizi seyrediyorlardı. H. E. Adıvar 3) İrinlenmiş Uyuzlunun bilekleri cılk yara içindeydi. S. F. Abasıyanık 4) hlk. Sözünün eri olmayan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kokmak — nsz, ar 1) Koku çıkarmak Her gelişinde üzeri yabancı lavantalar kokuyor. H. R. Gürpınar 2) Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak Bu et kokmuş. 3) mec. Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek Ortalık savaş… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kokmuş — sf. 1) Çürüyüp bozularak kötü kokan, kokuşuk 2) mec. Yerinden kımıldamaya üşenen, tembel, miskin Kokmuş adam. 3) mec. Çok bilinen, değersiz, önemsiz Ve sen o kokmuş tangoyu on sekizinci defa dinleyeceksin. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sendelemek — nsz 1) Dengesi bozularak düşecek gibi olmak, adımlarını şaşırmak İkimiz de birbirine sarılmış sarhoşlar gibi bir sağa bir sola sendeliyorduk. Halikarnas Balıkçısı 2) mec. Herhangi bir olay karşısında ne yapacağını şaşıracak kadar sarsılmak Bu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yalpalamak — nsz 1) Dengesi bozularak bir sağa, bir sola eğilmek 2) mec. Kararsızlık içinde kalarak ne yapacağını bilmemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • elden ayaktan düşmek (veya kesilmek) — yaşlılık sebebiyle veya sağlığı büsbütün bozularak çalışamaz duruma gelmek Ve gün battığı zaman artık Gülbahar ın hâli kalmamış, elden ayaktan kesilmişti. Y. Kemal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • CEM-İ MÜKESSER — Gr: Cemi yapılacağı zaman müfredinin şekli bozularak yapılan cemi. Kaide dışı yapılan, kaideye uymadan yapılan cemi. Kitab; kütüb, gibi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜNHEZİMEN — Yenilerek, münhezim olarak, bozularak, bozguna uğrayarak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.